Üzülüyorum

Allah’ım nasıl bir memleket burası.

Burada yaşayan birçok insana benzer düşünme, eş değer muhakeme etme becerisi mi bahşettin.

Nedir bu toz duman, nedir bu yalakalık!

Gazete köşelerini kapan bazı insanlar ne yapmak istiyorlar, anlamak, anlayabilmek olanaklı değil, maalesef.

Böylesine yağ kokan, beklenti kokan yazılardan murad edilen nedir acaba?

Hey heyy güçlüler ben buradayım, sizin için yazdım, beni de görün mü” demek istiyorlar.

İçinde hiçbir fikir, eleştiri, bilimsel jargon taşımayan sadece methiyeye dayalı bir yazı nasıl yazılabilir, yazılırken ne hedeflenir, hedeflenen ne zaman, nasıl gerçekleşir bilemiyorum!

Bildiğim tek şey var, basın için, halkım için, insanlık için, gerçekler için, haber alma hakkı için üzülüyor ve onlar katledildiği için utanıyorum.

Yazı yazmak, halkı aydınlatmak, gazetecilik yapmak bu ise kalemimi kırasım var!

Basın mensubu olan, birilerini olaylardan, gelişmelerden haberdar etme misyonunu üstlenen kimi kişiler böyle davranmamalıdır.

Kişiliğini, kalemini muhtemel bir beklenti için satan/kiraya verenler hem kendilerine ve hem de içinde bulundukları camiaya büyük haksızlık, büyük kötülük yapmaktadırlar.

Seçim çalışmalarının böylesine kızıştığı, adayların ve partilerin canhıraş yarıştığı bir ortamda, sadece yandaş olarak yazı yazmak, doğru bir hareket olmasa gerek!

Gazeteci de insandır, onun da kendince görüşleri vardı, Gazeteci de dilediği kişi ya da partiye oy verme hak ve özgürlüğüne sahiptir, buna kimsenin bir diyeceği olamaz.

Bu hakkı olmakla birlikte, gazeteci aynı zamanda toplum adına, toplumun doğru bilgilenmesi adına bir görev de ifa ediyor ve gazeteci, köşe yazarı yani kendine bu unvanı layık gören kişi ya da kişiler, kantarın topuzunu kaçırmamalı, dengelerin bir taraf lehine bütünüyle kaymasına sebebiyet vermemelidir.

Bir tarafa göbeğinden bağlı olan kişi ya da kişiler, yazı yazmaya, gazeteci olmaya devam ederlerken kendilerinin muhalif olduğu taraf seçimleri kazanırsa yeni dönemde nasıl bir basın politikasının mümessili olacaklar?

“Dün dündü, bugün de bugün” mü diyecekler.

Bazı Adıyamanlıların ve Adıyaman’daki bazı basın mensuplarının ruhuna işlemiş olan bu yandaşlık, bu yalaka olma durumu beni kahrediyor, üzülüyor, üzülüyor, üzülüyorum.

Bu yalakalar bilsinler ki, ölümüne taraftarlığını yaptıkları kişiler ve kurumlar ve o kurumların temsilcileri de kendilerine yani yalakalık yapan kimi basın mensuplarına güvenmezler ve böyle kişilerin ayçiçeği misali yönlerini hep güneşe çevirdiklerini bilirler.

Bu Haberi Gördünmü!

Hava Puslu

Dün sabah koyu bir sise uyandı Adıyaman. Göz gözü görmüyor, görüş mesafesi on metreye düşmüştü. …