Vali Erin, 10 Milyonluk Proje Müjdesi Verdi

Adıyaman Valisi Abdullah Erin, Adıyaman olarak ekonomik ve sosyal kalkınmayı sağlamaya yönelik öncü sektörlerinden bir tanesinin turizm olduğunu söyledi.

Vali Erin, yaptığı açıklamada, turizmin gelişmede bunların başında gelen sektörlerinden bir tanesi olduğunu, bu bölgede en zengin tarihi kültürel değerlere sahip olan illerden bir tanesinin Adıyaman olduğunu ifade etti.

– MALATYA İLE ARAMIZDA BİR PROBLEM YOK

Nemrut’un başlı başına büyük bir değer olduğunu vurgulayan Erin, “Dünyanın tamamının kabul ettiği ve literatüre de geçmiş olan değerlerimizden bir tanesi. Malatya ile de bu konuda hiçbir problemimiz yok. Hem Malatya’nın, hem Adıyaman’ın hem ülkemizin hem de dünyaya mal olmuş bir değer. Dünya kültür mirası. Şimdi bunu biz bu mevcut potansiyeli yeterince değerlendiremediğimiz, ortada yani geçen yine bir programda ifade ettim. İngiltere’nin bir şehri var. Ve orada dünyanın akın ettiği ve tarihçesinde ilk insanların bina ettikleri, bina olarak tabir edilebilecek ilk yapılardan bir tanesi olduğu ifade ediliyor. Sadece ifade ediliyor. Ve bu alanda 3-4 tane büyük kayanın üst üste konmasından ibaret bir yer olduğunu görüyoruz. Dümdüz hiç bir işlemesi olmayan üzerinde herhangi bir o zamanki insanların yaşantısını temsil eden veya gösteren hiçbir işaretin de bulunmadığı, sadece yalın basit bir kaç kaya parçasının üst üste konmasından ibaret. Şimdi yılda 2 milyon 3 milyon civarında turistin rağbet ettiği, ziyaret ettiği ve gittiği şehirlerden ve tarihi değerlerden bir tanesi. Öbür tarafta işte bizim Nemrut’umuz var” dedi.

– 300’ÜN ÜZERİNDE TESCİLLİ DEĞERİMİZ VAR

Nemrut ile beraber Adıyaman’da 300’ün üzerinde tescilli eser olduğuna dikkat çeken Erin, şunları kaydetti:

“Sadece Nemrut’a giderken, Kahta’dan Nemrut’a kadar uzanan o istikamette 10 katı değerinde, her biri 10 katı değerinde tarihi değere sahip olan yerlerimiz var. Karakuş bunlardan bir tanesidir, Cendere bunlardan bir tanesi. Perre veya Pirin dediğimiz antik kentimiz bunlardan bir tanesidir. Ve daha sayabileceğimiz bir sürü tarihi değerlerimiz var. Şimdi uluslararası konjonktürde ilgili olduğu kadar bizim bu potansiyeli yeterli bir şekilde değerlendiremediğimizi, planlayamadığımız ve sunumunu veya pazarlamasını ve satışını yapamadığımız çok açık. Bunun ile ilgili 7 aydır ilgili paydaşlar ile aktörler ile toplantılar yapıyoruz. Sizin de takip ettiğiniz gibi neredeyse 15 günde bir ekonomik ve sosyal koordinasyona adı altında bütün sektörlerin öncülerini de dahil ettiğimiz istişare toplantıları gerçekleştiriyoruz. Ve sektörün temsilcilerinden ileri gelenlerinden fikirler almaya çalışıyor ve kendimize ona göre de bir yol haritası belirlemeye çalışıyoruz”

– YENİ BİR YAPILANMAYA GİDECEĞİZ

Yeni bir yapılanmaya gideceklerini anlatan Erin, “Yani iyi bir planlama yapacağız, dönemsel olarak turist sayısında artışlar veya azalışlar olabilir. Bu uluslar arası konjonktür, terör ve turist akışını engelleyen veya kısıtlayan başka gelişmeler olabilir. Ama bunları arızi olur. Bizim en iyi dönemde Nemrut’a yönelik turist akınını değerlendirdiğinizde de aslında çok büyük bir rağbetin ve ilginin olmadığını görüyoruz. Terörün olmadığını. 2009-2013 arası döneme baktığınızda, Mardin mesela çok daha büyük ölçüde ön plana çıktı ama buna göre o gelişmeden Adıyaman’ın çok daha az faydalandığı bir durum ile karşı karşıyayız. Demek ki başka eksikliklerimiz var. Şimdi o toplantılarda bizim otel işletmecilerimizin ve turizm sektöründe ileri gelenlerin serzenişleri de oluyor. Mesela diyorlar ki niye katılmadın. Bu sene Adıyaman olarak biz uluslar arası diğer fuarların tamamına katılması taraftarıyız. Orada ilimiz temsil edilsin, buradaki değerlerimiz tanıtılsın. Ama bu güne kadar her sene katıldık. Her sene bu uluslararası fuarlara, kongreler ve benzerlerine, gerek kalkınma ajansı gerekse valiliğin belediyenin, yerel yönetimlerin desteği ile iştirak ettik. Ama önümüzde bir vizyonumuz yok. Elimizde doğru dürüst bir planlamamız yok. Ve bu tür etkinliklere katılmadan beklediğimiz somut verilerimiz elimizde yok. Bunun iyi planlamasını yapmamız, mevcut değerlerimizi öncelikle insanların ziyaret edebileceği mekanlar haline dönüştürmemiz var ise engeller bunları kaldırmamız, bunların tarihi değerlerini en iyi materyaller ile ve en iyi yollar ile bütün insanlığa sunabilecek bir hazırlığımızın olmasın gerekir. Şimdi bu düzeyde bir hazırlığımız yok. Bu şekilde bir tanıtım stratejimiz yok ve bu birikimi önümüzde hemen böyle değerlendirebileceğimiz bir çalışmamız yok. Bunu oluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

– 10 MİLYONLUK PROJEYİ BU YIL HAYATA GEÇİRECEĞİZ

Bir strateji belirlemeye çalıştıklarını aktaran Erin, şöyle devam etti:

“Bu kapsamda 10 milyon Euroluk devam eden bir projemiz var. Bu sene inşallah hayata geçireceğiz. Avrupa Birliği Fonlarından aldığımız, aslında Avrupa Birliği fonları diyoruz ama onlar da kendi kaynaklarımız, Türkiye’nin bu katılım sürecinde Avrupa Birliği’nin bütçesine yatırdığı ve sonradan proje yaparak geri almaya çalıştığı paralar. Yani bu Avrupa’nın bize böyle babasının hayrına verdiği paralar değil. Onu da ifade etmek lazım. Bu sonradan onların usullerine göre projelendirmek suretiyle geri almaya çalıştığımız kaynaklar. Kendi öz kaynaklarımız. O kapsamda 10 milyon Euroluk bir projemiz var. Bu proje ile Nemrut’tan başlayarak geriye doğru Perre’ye kadar 9 tane ören yerinin çevre düzenlemeleri, gelen turistin ağırlanacağı ve tanıtımın daha düzgün yapılabileceği, profesyonel personelin de olduğu alanların düzenlemesinin yapıldığı, normal bir geziye rehberinin devrede olacağı ve erişimi ulaşımı kolaylaştıracak ve bir sürü tanıtım küçük tanıtım programlarını da içeren 10 milyon Euroluk bir projemiz var. Bu sene hayata geçecek inşallah. Bu sene hayata geçtiğinde büyük ölçüde evet bizim Nemrut’umuz var ve Nemrut’un şu şekilde bir değeri var ve bunu Dünya’nın öbür tarafındaki insana kadar duyuracak stratejimiz ve planlamamız var diyebileceğiz. Ama şu anda yok. Yani bireysel olarak belediye başkanının, valinin veya buradaki turizm sektörünün ileri gelenlerinin çıkıp, veya bizlerin, bizim böyle zenginliğimiz var demeyle, varabileceğiz, erişebileceğiz bir şey yok. Dünya nasıl yapıyorsa, gelişmiş ülkeler bu değerlerini nasıl değerlendirebiliyorsa o yöntemlerini o stratejilerini ve programlamayı planlamayı ve vizyonu ortaya koyabilmemiz lazım. Şu aşamada diğer bütün yoğunluğun yanında bu sektörün canlandırılması mevcut potansiyelimizin daha iyi değerlendirilmesi ile ilgili somut olarak da tabir edebileceğimiz bu 10 milyonluk projemiz var, yine merkezde bir türlü kamulaştırma işinin içinden çıkamadığımız ve halen şehrin merkezinde atıl vaziyette gittikçe tahrip olmaya giden o Han’ımızın inşallah da bu sene yine kamulaştırma işlemini her şeye rağmen tamamlamak suretiyle restorasyonunun yapacağız gerçekleştireceğiz. Öbür taraftan Çelikhan’da Yüzen Adalar’ımız var biliyorsunuz. Tut İlçemizde paraşütçülük yapılıyor. Geçen sene yine 15 Temmuz’dan dolayı gerçekleştiremedik. Barajda su sporlarının yapılabileceği imkanlarımız var. Bütün bunları bir araya getirmek suretiyle ve diğer uluslararası turnuvaları, yarışmaları da ilimize çekmek suretiyle Dünya’nın dikkatini ilimize inşallah daha çok çekme yolunda gayret sarfettiğimizi ifade etmek isterim”

 

PHA

Bu Haberi Gördünmü!

2. Gıda ve Yöresel Ürünler Fuarı Açıldı

Adıyaman’da 2. Gıda ve Yöresel Ürünler Fuarının açılışı düzenlenen tören ile gerçekleştirildi. Adıyaman-Kahta Karayolu üzerinde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir