Yalan Söylemenin Büyüsü

1

Sonbaharın ilk aylarında altı yedi arkadaş, köylerinin yakınındaki bir gölette yüzme öğrenmeyi kararlaştırırlar. Hazırlıklarını yapıp gölete giderler. Yüzme bilmedikleri için ilk günlerde, göletin boylarını aşmayan kısmında yüzmeye çalışırlar. Ancak Kaya isimli arkadaşları daha ilk günde göletin ortalarına kadar gider. Arkadaşları onun bu başarısına hayret ederler. Kaya’nın havasına diyecek yoktur. Yarım saat içinde yüzme öğrendiğini söyleyip övünür. Kaya’nın öteki arkadaşları ise ancak beş altı günde yüzmeyi tam olarak öğrenip göletin ortalarına kadar yüzmeye başlarlar. Bir hafta sonra yine yüzmeye gittiklerinde, gece yağan yağmur sebebiyle göletin eskiye oranla bir hayli yükseldiğini görürler. Ancak bu onları etkilemez. Çünkü yüzmeyi bilmektedirler. Fakat ilginç bir durum yaşanır. Kaya, göletin kenarında durmakta, ileriye gitmemektedir. Arkadaşları bunun sebebini ısrarlı bir şekilde sorunca, Kaya utanarak şu açıklamayı yapar: “Aslında ben, ilk gün yüzmeyi öğrenmemiştim. Ancak boyum sizlerden uzun olduğu için ayaklarımla yere bastığım halde, suyun boyumu aşmadığını fark ettim. Bunun üzerine sizleri kandırarak yüzmeyi hemen öğrendiğimi söyledim. Sözüme inandığınızı görünce bir daha gerçeği anlatmadım. Artık her gün ayaklarımı yere basıp yüzme numarası yapıyordum. Su yükselince yalanım ortaya çıktı. Sizlerden özür diliyorum.”

2

Boş konuşma!
Kırıcı konuşma!
Gereksiz konuşma!

3

İnsan, genellikle, kendi işlediği günahlardan bahsedilip hicvedilmesinden hoşlanmadığı halde, başkaları tarafından işlenen günahların kınanmasından mutlu olur.

4

İnsanları/Gençleri/Öğrencileri, suçlamak/dışlamak/kaybetmek kolaydır; zor ama doğru olan onları kazanmaktır.

5

İnsan bedeni, bütün hücreleriyle her gece takriben sat 10.00’da uyku moduna geçer, bu durum sabah saat 05.00’e kadar sürer.
Bu bilgi ile birlikte erken uyuyup erken kalkmanın niçin sünnet olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.

6

Hucurat suresinden:

  1. Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz.
    11. Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fâsıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir.
    12. Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.

Bu Haberi Gördünmü!

İnsan ve Hidayet-1

Hidayet kelimesinin sözlük anlamı: Doğru yol, hak yolu, yol gösterme, kılavuz olama. Hidayet kelimesinin terim …