Yeni bir eğitim-öğretim yılı başlarken.

Dünya istatistiklerine bakılınca birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da ne kadar gerilerde olduğumuz görülecektir.

Ülkenin oturmuş, sorunlarını çözmüş, yeni ufuklara hamle yapmaya hazırlanan bir eğitim sistemi yok olmadı da.

Hep söyledik, yazık; değişen iktidarla ve hatta değişen bakanla eğitim sistemi değişiyor, öncelikler değişiyor.

Bu ülkede, bir çok bakanlığın işleyişi, kendi yetki sahasına giren konularda yönetim politikaları belirlemesi, uygulaması kısa zamanda değişime uğruyor; mesela sağlıktaki değişimleri şöyle bir düşünün!

Ama en önemli, en can alıcı, gelecek nesilleri ve dolayısıyla ülkenin geleceğini ilgilendiren en köklü değişiklikler milli eğitimde oluyor.

Okula başlayan bir öğrenci, okul bitirinceye kadar nasıl bir sınav sistemiyle test edileceğini bilemiyor.

İl düzeyinde yaşanan sıkıntılar, sorunları yükleseniz TIR bile çekmez!

Öğretmen atama ve terfilerde uygulanan mülakat sistemi, onarımı bitmemiş okullar, sınıflardaki öğrenci yoğunluğu, kayıt esnasında velilerden alınan katkı payları, öğretmenlerin eğitimci vasıflarını geliştirmemeleri ve daha neler neler.

Eğitim alanında görev alan, öğretmen, yönetici, yardımcı personel ve diğerlerinin haklarını savunması, eğitimde kalitenin yükselmesi için çaba sarf etmesi gereken sendikaların sırtını herhangi bir siyasi parti ya da ideolojik yönelişe dayamaları yada herhangi bir siyasi bir partinin yerel örgütü gibi çalışmaları da işin başka feci yanı.

Nedense hem eğitim alanında hem de diğer birçok alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları kendilerinden bekleneni yapmıyorlar, siyasete teslim oluyorlar.

Faaliyet gösterdikleri alanın gerçeklerini, sorunlarını ve çözüm yollarını siyasi pencereden görüyor, siyasete dayandırıp, yandaş oluyorlar.

Oysa gerçek anlamda güçler ayrılığının işlediği gelişmiş toplumlarda, yargı, yürütme, yaşama ve basından sonra beşinci etkili güç sivil toplum kuruluşlarıdır.

Yeni eğitim ve öğretim yılı sorunlarını çözmemiş ve ilave sorunlar edinmiş olarak başlıyor.

Şurası bilinmelidir ki, süslü laflar karın doyurmuyor, sorunları çözmüyor, çözemez de !

Bu Haberi Gördünmü!

Sıcaklar ve Sıcak Düşünceler.

Sıcakların pik yaptığı günlerdeyiz. Her şey barut gibi, her an yanabilir, her yanma patlamalara yol …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir