YETİM VE YETİMLİK?

“Yetimlik,insanlar ibret alsınlar diye;Allah’ın kaderlerine geçirdiği-dünyevi ve geçici bir hikmettir,Yetim/Yetimler de bu ibrete muhatap olan-Şanslı insandır!  Çünkü

Yetim ve Yetimler;Allah’ın,her şeyin ve herkesin sahibi olduğunu,onu kollayıp koruduğunu ve besleyip büyüttüğünü bilen, muhatap oldukları acı travmadan dolayı –Yetimlik olgusunu-da daha çabuk ve gerçek yüzüyle kavrayarak, ibretli yüzüyle beraber-potansiyel rol ve misyonunu yüklenerek -hayata geçirmeyi bilen kendine özgü-akıllı ve ferasetli, çalışkan,üretken ve paylaşımcı-cesur ve yetenekli insanlardandır..”

O halde;Gerçek/Yetim kimdir Ve neden

Biz Yetim Ve yetimliği,genellikle ölüm ya da başka nedenlerle-Anne/Babasını-kaybederek sahipsiz,korumasız ve korunaksız kalmış-ilgi ve yardıma muhtaç- garip ve yoksul insanlar olarak bilir ve tanımlarız,ancak;Acaba öyle mi?

Eğer böyleyse

O zaman diğer insanları bu işin neresine koyacak ve nasıl tanımlayacağız?

Çünkü

Yüce Allah,Ben Sizi/insanları-dünya imtihanıyla sınamak üzere,Beni bilip itaat edesiniz diye-ihtiyacınız olan dünyevi her nimeti de emrinize amade ederek, onu sevk ve idare etmek için de-Sizi bilmek,anlamak-yorumlamak erdemiyle (Akıl,izan ve nefisle)de donatarak-Eşref-i Mahlukat payesiyle-kendi ilmimden yarattım,ki;Sahibiniz,sığınağınız,haminiz ve yaptıklarınızdan-Hesap soranınız da ancak benim ve bu nedenle-Ölüm’le- dönüşünüz de yine bana olacaktır! Ve çünkü,her nefis mutlak olan ölümü tadacak;Hesap gününde-dünya amelinden de sorgulanıp/hesaba çekilecektir!diyor..

Evet

Yetim Ve Yetimlik-eğer varsa;”Onun sahibi,korunağı ve korunanı Allah’tır Ve Allah’ın-kendi ilm-i iradesinden insana verdiği eşref-i mahlukatlık payesinden-rol ve misyon yüklediği bütün beşeriyettir!”

O halde..

Yetim Ve Yetimleri sahiplenmek,korumak,kollamamak;Allah’la beraber, Allah’ın akıl, feraset ve güç verdiği bütün beşeriyet ve beşeriyetin,Allah’ın ihsan ettiği ilim,irfan ve imkanla imar ve inşa ettiği kurumsal/Devlet varlığıdır.

Ancak..

 Allah’ın kadim fermanına göre:Yetimlik,her insanın muhatap olabileceği dünyevi ve geçici bir hal-ı ibrettir.. Onu-Allah’ı ve Allah’ın Yaratılış Ve İmtihan sırrının ibretini akl’edip/bilenler ve gereğini de yapanlar için elbette..

Bu ibretin de hikmeti şudur ki

Eğer yüce Allah herkesin ve her şeyin kayıtsız/şartsız sahibi,sığınağı koruyanı, gözeteni,rızık vereni ve amalinin/yaptıklarının bileni/mutlak hesap soranıysa; asla/Yetimlik diye bir şey yoktur,hiç kimse ve hiçbir şey de asla/Yetim,sahipsiz Ve korunaksız değildir,(Yetimlik dünyevi,geçici bir hikmettir,ki-Allah onu ibret alsınlar diye insanların kaderine geçirmiş..)diyebiliriz..

 Peki ibret alıyor muyuz?

Eğer ibretini almışsak;Yetimlik şudur!

“Yetim,Anne ve baba’dan yoksun ve sahipsiz kalmış- garip ve yoksul,hamisiz, korumasız ve korunaksız-olanlar mı,yoksa da Allah’ın,Yaratılış Ve İmtihan sırrının bir gereği olarak-Ezeli Ve Ebedi Zatının varlığıyla beraber-Kendilerini, halklarını,haklarını Ve hadlerini bilsinler/gereğini yapsınlar-diye kendilerine bahşettiği zengin bir akıl ve izana ve bolca nimet,imkan ve ihsanına rağmen; Onları/Yetim  Ve Öksüzleri/farketmeyen maddeten zengin,fakat manen de çok fakir-gafil,nankör ve nasipsiz-insanlar olmak gerekir..

Yani..

Yetim Ve Yetimlik-ibret alınması gereken doğal bir haldir;Yadırganmaz,ret edilmez,ayıplanmaz,itilip/kakılmaz,ötelenmez,yok edilmez doğal bir kader ve muhatabı da adam olsun,yolunu bulsun diye-ona yüklenmiş bir hikmet halidir

Bu manada..

Ben,nevi şahsına münhasır/Yetim iki büyük seçkin Zat’ı biliyor ve tanıyorum, ki Onlar da:İki “Ülkücü/Devrimci” Mustafa’dır..

-Birisi,kainatın server-ı ekmel ve ekremi,insanlığın mürşid-i ekberi ve rehberi cihan güneşi sevgili peygamberimiz/Efendimiz Hz.Muhammed Mustafa(ass),

-Diğeri de,Ülkemin banisi,büyük komutan ve örnek rehber/önderi,insanımızı kulluktan yurttaşlığa ve devletimizi de tasallut ve teslimiyetten bağımsızlığa taşıyan-Milli şuur,birlik,beraberlik ve sosyal dayanışmanın yılmaz planlayıcısı, savunucusu ve uygulayıcısı olan Mustafa Kemal ATATÜRK olmak gerekir..

Evet..

1.si,Yüce Allah’tan aldığı ilahi din “İslam ülküsü” mesajını beşeriyete ve bütün mahlukata ileterek-onunla alemi ısıtıp/ışıtarak aydınlatmış/Onu hayatına geçirerek bizzat yaşamış ve ilelebet yaşatmaya azmetmiş/Allah’a Ve Dinine, İslam ülküsüne sadık ve bağlı/emsalsiz örnek ve önder bir devrimcidir..

2.si de,Halkından aldığı maddi/manevi güç/imanla “Millet olmak ülküsüyle” bağımsızlık adına birleşik dünya emperyalizmine baş kaldırmış ve istila edilmiş vatan toprağını azim ve kararlılıkla kurtararak-Türkiye Cumhuriyet Devletini-kuran milli ülkü ve şuura bağlı akıllı,ferasetli,dirayetli, cesur bir devrimcidir..

Evet..

1.Mustafa,rahmet,şefkat,merhamet ve himmetiyle beşeriyete ve mahlukata mürşit olmuş;Onu İslam nuruyla buluşturup/aydınlatarak ebedi karanlıktan kurtararak;Alemleri içindeki varlıklarıyla beraber,Yüce İslam dininin ezeli ve ebedi rahmet,bereket,sevgi, şefkat,hasret ve nuruyla kuşatmıştır,..

2.Mustafa sabır,sebat,azim ve kararlıkla vatanını;Düşmanın taarruz,tasallut ve tecavüzünden kurtararak;İman ve azmin zaferini göstererek-dünyanın bütün mazlum milletlerine de örnek olmuştur..

Allah,her iki mümtaz şahsiyetten de razı olsun;Allah’ın Selam ve saadeti, rahmet ve bereketi,sevgi,şefkat ve merhameti üzerlerinde hiç eksilmesin ..

SON/SÖZ;

ATATÜRK DİYOR Kİ!

Yetmez mi gafletiniz-bitmez mi şu uykunuz;

Ne oldu yurt sathında parlayan şahikalar?

Ne zaman ısınacak-ışıtarak ufkunuz;

Hani Bana dualar/Ruhuma Fatihalar?

Beni anlamak demek;Kadehte/Mey’de değil,

Her On kasım sabahı Sirende/Ney’de değil…

O MUHAMMED(ass)DEDİLER!

Kimi Ahmet,kimi rahmet dediler;

Kimi Hikmet,kimi ibret dediler!

Mürşit ettim kendime-gezdim şu alemi ben;

Kime sorduysam O’nu;O Muhammed(ass)dediler..

Evet..

“Ruhları şad,mekanları cennet olsun..”

Sevgilerimle..

Bu Haberi Gördünmü!

YEŞİL ELMAYI ARAMAK?

“Aşktır benim hakikatim;Bulmaya geldim dünyaya  (Yeni güne uzanan/Eski bir yazı  “Bana göre/Ak partisi;Osmanlı’nın kurmak istediği …