Kar ve Doğa

Yıllardır Adıyaman kar’a hasret denirdi.

Geçen yıl yağan istisna tutuldu; kar yağdı olarak kabul edilmedi.

Geçen yıl yağmayan kar, durmak bilmeyen yağmur birçok meyve türünde verim düşmesine sebep oldu.

Bu yıl, ocak ayında, bir gece vakti, şafak sökmeden önce usulca kar yağdı Adıyaman’a…

Kartopu oynanmadı, kardan adam yapmak için yeterli miktarda kar yoktu ama Karadağ, “karalığını” unutup beyaza büründü.

Yaban hayvanları aç kalmıştır; karınlarını doyurmak için şehre inerlerse şaşırmayın, yadırgamayın da!

Dağlarımıza kar yağdı ama bölge kan kokuyor…

Emperyal devletlerin bölge ülkelerine yönelik politikaları, suikast girişimleri bölge halkının yüreğindeki korkuyu, kuşkuyu daha da derinleştirdi/derinleştiriyor.

Yıllardır Ortadoğu’da kan var, gözyaşı var, huzursuz, istikrarsız bir ortam var.

Egemen devletler, silahlarını denemek, savaşçılık oynamak, suikast yapıp bundan sadistçe haz almak için Ortadoğu’ya akın ediyorlar.

Bereket olması beklenen kar, bölge insanına kefen oluyor.

Egemen devletler kendi yer altı kaynaklarına, petrol yataklarına el atmadan, çıkarıp kullanmadan bu bölgeye Ortadoğu’ya, bu bölgenin kaynaklarına göz koyuyor, onu çıkarıp ülkelerine taşımak istiyorlar.

Suriye’de Müslümanlar çatışıyor, petrole ABD el koyuyor.

Ne yaman bir çelişki, ne kara bir yazgı dır bu!

Adıyaman’a kar yağmış; yaban hayvanları aç…

Kaynaklarımızı eller tüketeceğine dağlarımızı süsleyen yaban hayvanlarımızı besleyelim.

Dağlarımızın bekçisi, gönlümüzün kraliçesi onlar…

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı