KÜÇÜK ŞEYLER/HAC ETMEK Mİ,ŞEYTANI RECMETMEK Mİ?

Biz Müslümanlar, içimizdeki Şeytanı(Nefsi)aklımızla Recmedip kırmadıkça, dışımızdaki Şeytanlara attığımız her biri taş da dönüp kafamıza düşecek ve bizi can evimizden vurarak;Kaşımızı/gözümüzü yarmaya ve bizi dışımızdaki medeni dünyaya rezil/rüsva etmeye devam edecektir..”

YÜCE RAB KASEM ETTİ KOVDU/KÂBE’DEN BİZİ!?

Kıyamet mi koptu ne! Kİ DÜNYA SESSİZ/SAKİN;

“EZANLAR YÜKSELİYOR-lakin kulaklar sağır”,

SANKİ İNSANLAR DERDEST! Aklı küt, dili suskun;

“Sinmiş tüm beşeriyet-Her (ŞEY) yerinde ağır”..

 

Dört bir yanımız metruk-şimdi“MABETLER” bomboş;

Hasretler heba olmuş “NEFS’TE” hasletler meçhul,

Gaflet ve dalalette “İDRAKLER” kalmış sarhoş;

Şimdi insanda “AKIL” sanki “DEĞERSİZ” bir pul..

 

Tüm dünya teslim oldu! KÜÇÜCÜK BİR VİRÜSE;

Çalkalandı “ARŞ-U FERŞ” hicap duydu KAİNAT!

“ALİMLER VE ARİFLER DÖKÜNTÜLER HENDESE”;

Lakin ne “DEVA” buldu,ne kurtuldu bir HAYAT..

 

Bu nasıl “KAZA/BELA”,nasıl “CEZA” ALLAH’IM;

Hangi “SUÇUMUZA” SEN, reva gördün bu zulmü?

Ruhum şaşkın/perişan-harap/bitap dergahım;

Teskin edemiyorum! Artık “SERMEST” gönlümü…

 

Affeyle “YARAB” bizi! Görmedik HİKMETİNİ;

Okuduk da/Almadık “KUR’ANIN” nimetini,

Sarmadık ruhumuza “DİNİNİN İBRETİNİ

Şöyle bir bakıp/geçtik!Bilmedik kıymetini..

 

SONUNDA OLAN OLDU!GAFLETE DÜŞTÜ İNSAN

Şiddet/Vahşet diz boyu-KÜFRE DOYDU YERYÜZÜ!
NE HAK KALDI NE VİCDÂN, NE AKIL NE DE İZÂN;
YÜCE RÂB KASEM ETTİ! KOVDU”KÂBE’DEN”BİZİ

(İHB/Şiir Pazarı Şiirleri-Kovdu Kabe’den Bizi-17 Mart 2020/İst.)

BAYRAM
Bir seher vaktinde uykudan kalkıp

“İlahi Alem’e” bakmaktır bayram

Ve dönüp-mihrap’ta huzura çıkıp

O sırrı ruhuna takmaktır bayram..

 

Bayramdır insanla melek ve Cin’e

Miraç’a-Buraksız çıkmaktır bayram

Dört mevsim/her iklim-Mağripten Çin’e

Yürekten-duraksız çakmaktır bayram..

 

Sadece Mekke’de ve Hac’da değil

Hakka ömür boyu akmaktır bayram

On sekiz alem’de ve sac’da değil

Nefsini kendinde yakmaktır bayram.
.
Hayrı’ndan; RABBİN’İ– emin bilerek

Her kul’u sarıp ve sıkmaktır bayram

Şerri’nden; elini “ALLAH!” diyerek

Şeytanın gözüne sokmaktır bayram.
.
Yol verip-içinde duran İblis’e

Tövbeni ekleyip-sökmektir bayram

Ve Sana seslenen “İlahi” ses’e

Yönelip-derdini dökmektir bayram..

(İHB-11.Kasım.2011-Adıyaman) NOT;Her an-ı zamanınız bayram olsun!

 

Mümin,din’de ikna olmuş,şek ve şüpheden arınmış insan demektir;Dinle İkna ve inşa olmuş insan da, nefsini “şeytani/tahribatını” aklının “kaim/ kadim cüzü iradesinin” emrine vererek onu “ferasetle” yerinde,zamanında ve ölçülü kullanmasını bilendir..

Sanıyorum ki,Müslümanlar;Ya dinde tam olarak ikna olamamışlardır ki,hala “akıl ve ferasetinin” insanı rol ve misyonunu yüklenerek, mutlu,umutlu ve kutlu olarak yaşamayı bir türlü becerip hayata geçiremiyorlar,ya da dünyanın görkemli nimet ve makamını,sınırsız/sonsuz yararlanmak üzere kendilerine bahşedilmiş nimeti bol, tükenmez, ebedi bir saltanat hazinesi olarak algılıyorlar ki, doyumsuz nefislerini ona hasrederek,hayatlarını gayri insani ve kapkaranlık mahzenlerin derin girdaplarında fakr-u zaruret içinde rezil/rüsva geçiriyorlar..

Evet..
Ne yazık ki,Müslümanlar yıllardır;Akıl ve ferasetten yoksun ve bigane kalarak ve insani/İman’i erdemlikten de ayrı ve uzak durarak haslet ve hasrete müştak, Nefis ve cilvesinin şeytani/yıkıcı tahribatına müptela olarak,peşinden koşarak ve içindeki (asıl) şeytanı fark edemeyerek ve dışındaki şeytanları taşlayarak, kendi kafasını gözünü yarmaya devam edecek bir kısır döngünün hüzün ve hicranını yaşamaya amadedir..

Hac etmek bu mudur;Recmetmek bu mudur??

Hiç sanmıyorum..
Çünkü,Hac etmek;İçindeki nefsi(Şeytanı)aklın “iman ve irfan” gücüyle çıkarıp Recmetmek (TAŞLAMAK) ve onu kırdıktan sonra da(Allah’ın Evine/Kabe’ye) doğru kendinden emin/mutmain olarak yönelip,oradaki(yerleri,ırkları, renkleri ve dilleri)farklı insanlarla (Müslümanlarla)buluşup halleşmek ve helalleşmek üzere yola düşmektir..
Evet..
Hac etmekle Recm/etmenin bendeki tanımı ile tahdit ve tarifi sadece budur..

Hac,dünyadaki çeşitli milletlere mensup, akıl ve feraseti yerinde,zengin ve bedenen sağlıklı Müslümanlara (ömürlerinde bir defa ifa etmesi)farz olan mali ve bedeni bir ibadettir ki,amacı da;Dünyadaki çeşitli ırk ve milletlere mensup Müslümanların buluşmak(birbirlerini tanımak),halleşmek(birbirlerinin ihtiyaçlarını anlamak) ve helalleşmek(birbirleriyle yardımlaşmak) üzere yılda bir defa Mekke’de(KABE)bir araya gelerek kucaklaşmaları ve bir canda can olmalarıdır,ki buna;Müslümanların “dünyevi ve uhrevi” yıllık olağan kongre ya konferansı da demek mümkündür..Dolayısıyla da buna;Hali vakti iyi olanlarla,akıl/ruh ve beden sağlığı yerinde olanlar,yani “Sosyal Sorumluluk Bilincine” sahip ve mali gücüyle de “HAC’IN” gereğini yerine getirmeye hazır ve amade olabilenler icabet edecektir..
Yani;Fakir/fukaralarla (garip/gurabalar)bir de akıl ve ferasetten yoksun ya da ona bigane olanlar bu ibadetten(HAC EMEKTEN,ŞEYTAN TAŞLAMAKTAN) masun ve mazurdurlar;Gitmeleri beyhudedir..

Eğer bir insanda,akıl ve feraset yüklü bu haslet ve hasretler yoksa;Onun Hac etmeye de,kimseyle buluşup halleşmeye de,helalleşmeyede,Mina’ya gidip(hayali/sembolik)Şeytan falan taşlamaya da gerek yoktur..

Bu yıl Mina’da,Şeytanırecmetmeye,yani Taşlamaya/öldürmeye gidenlerden (753kişi) Hacı adayı “BİRBİRİNİ EZEREK” ölmüş;Bir o kadarı da yaralı..

Diyorlar ki:
-Vakit darlığından;Zamansızlıktan,aceleden ve izdihamdan,
-Aşısı sıcaklıktan;Şeytan taşlamadan dönenler 46 derece altında bunaldılar,
-Yorgunluktan;çoğu yaşlı olan insanlar aşırı sıcaklardan bunalıp düştüler,
Grupların karşılaşmasından;Şeytan taşlamaya gidenlerle dönenler aceleyle birbirlerini yarıp geçmeye çalışırlarken ezilip yere yığıldılar,
-Tecrübesizlik ve kafa karışıklığı;Bazıları Mina’ya ilk kez çıkıyorlardı,(peki kaç defa çıkacaklardı acaba,her yıl mı?) bu da onların kafasını karıştırmıştı, nereye ve nasıl gideceklerini bilemeden acele bir şekilde yola çıkmışlardı, kaderlerinde varmış..
Evet,Aklını ve ferasetini nefsinin emrine amade ederek vicdanını bağlayan insanlar için;Artık her yol mubah ve artık her eylem bir kadermiş..
Eh..
Hac uzmanlarının görüşü de böyle..

Görüş dedik de,Mekke/Kabe İmamı Halit El Ghamidi de cuma hutbesinde; “Facia kurallara uymayan hacılar yüzünden yaşanmıştır!”demiş..

Yani..

“Hiç kimse doğru/dürüstçe ortaya çıkıp ta;Bu olay akıl ve izansızlıktan,nefis ve hevabencilliğinden,sevgisizlik ve saygısızlıktan,hakkına razı olmamaktan,bağnazlık ve şirretten,kuralsızlık ve patavatsızlıktan çıktı falan demiyor”..

İlla ki bir suçlu bulacaktır ki,o da;Ya Suudi Arabistan Yönetimidir Ya da Kader…

Peki öyle mi;Sizin inanmış Müslümanlar olarak bir tevekkül refleksiniz,yani tedbir almak,tedbirli gitmek ve gelmek diye bir insani ve iman’irefleksiniz yok mudur hiç??
Ne diyelim!
Allah taksiratlarını affetsin..
SON/SÖZ;
Bazen sözün bittiği yerdeyiz,bazen de başladığı yerde;Ancak ben başlamayacağım
Çünkü,bazen asıl FACİA;”Ta Sözün başından başlıyor..”

Ve çünkü

”Asıl Faciaları yaratan şeytan içimizdedir;Biz onu oradan aklımızla,ruhumuzla  söküp çıkarmadıkça,onun devşirdiği belalar başımızdan asla eksik olmayacak ve bizi bizar edip dövmeye devam edecektir..

Not;

Sanıyorum bu yıl kimse “HACCETMEK” şansına sahip olmayacak,zira;SUUDİ Yönetimi-haklı olarak “KORONAVİRÜS’TEN” dolayı bu yıl Ülkesini/kutsal torakları “KABEY’İ” insanlardan tecrit etmeye karar verdi.. Bence insanlar bu yıl da “BİRBİRLERİNİ” taşlasınlar;İçindeki “ŞEYTANLARINI” öldürmek için..
Sevgilerimle..

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı
error: Uyarı: İçerik Korunuyor !!