Vay Be

Korona virüsle iki aydan daha fazla süren etkin bir mücadeleden sonra yavaş yavaş pencereleri açmaya başladık.

Yapılan açıklamalar, telkinler, yayınlardan sonra korona virüs hakkında halkta bilgi birikimi oldu, kanaat oluştu.

Şu anda iyi yoldayız, yaratılan bu olumlu havada birçok unsurun emeği var elbette;

Sağlık bakanlığı ve sağlık çalışanları, alınan tıbbi önlemler ve en önemlisi harfiyen olmasa da halkın söylenenlere olabildiğince uyması var.

Brezilya örneğinde olduğu gibi, bilime, doğaya kafa tutanların sebep olduğu kötü durumlar birçok insana, birçok yöneticiye ders olmalıdır.

Korona virüse sıkça yer vermemiz, yazılarımıza konu etmemiz bazı yadırgamalara yol açabilir ama şurası bilinmelidir ki dünyanın başına bela olan bu salgın sadece bir virüs ve o virüsün oluşturduğu hastalıktan ibaret değildir.

Bu salgının ekonomik ayağı var, politik, kültürel, yönetsel ayağı var. İdeolojik ayağı var.

Korona virüs salgını nedeniyle gelen sesler neoliberelizm için çalan çanların yükselen sesleridir.

Bir litre petrolün bir bardak temiz sudan daha değerli olmayacağı ve “alkolün tüm kötülüklerin anası”olmadığı anlaşıldı.

İnsanlığın, yardımseverliğin, vicdanlı olmanın, hiçbir farklı özelliğini öncelemeden bütün insanların kardeş olması ve öyle davranmasının önemi anlaşıldı.

Tabiatla zıtlaşmanın, tabiatı tahrip etmenin, yerleşik doğa yasalarına karşı gelmenin istenmeyen sonuçlar doğurabileceği anlaşıldı.

Bu salgın öyle gelişmelere yol açtı ki, insanlığa verdiği zarar ve yol açtığı can kayıpları olmasa onu övesim geliyor.

“bir musibet bin nasihatten iyidir” atasözü bu salgına uyar mı bilemiyorum.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı
error: Uyarı: İçerik Korunuyor !!